Bir tekerleme ‘Karga karga gak dedi’ (ya da ‘Leylek leyek havada’) üstüne düşünceler

Bir tekerleme: Karga karga gak dedi, çık şu dala bak dedi (Leylek leyek havada)

Çok hoşuma giden bu tekerlemeyi sizinle paylaşayım dedim, zira mesele konumuzla alakalı.

Duyduğumuz gibi yazarsak sözleri şöyle bu tekerlemenin:

Karga karga gak dedi,
çıkı şu dala bak dedi.
Kargabı senib tutarım,
kanadınıbı yolarım.
Leyleki leylek havada,
yumurtasıb tavada.

Çağır gelsin et gyesin,
et yemesse bet gyesin,
bet yemez zugum yesin,
zugum yemez kul yesin,
kul yemez zehir yesin,
zehir yemedz bok yesinnnn.

Bu da İstanbul Türkçesi ile yazılmış hali:

Karga karga gak dedi,
çık şu dala bak dedi.
Karga seni tutarım,
kanadını yolarım.
Leylek leylek havada,
yumurtası tavada.

Çağır gelsin et yesin,
et yemezse bet yesin,
bet yemez zıkkım yesin,
zıkkım yemez kul yesin,
kul yemez zehir yesin,
zehir yemez bok yesin.

Zamanında TRT derleseydi bu türküyü, sonunu kesin değiştirirdi. Nasıl değiştirebilirdi TRT bu kelimeyi peki? Mesela bok yerine gak (kibarcası kak) kelimesi rahatlıkla kullanılabilirdi. Bu kullanımı çocukluğumdan hatırlarım, Beypazarı’nda (afedersiniz) ‘eşeğin boku’ dememek için büyükler sıklıkla ‘eşeğin gakı’ şeklinde bir kullanımı tercih ederlerdi.  O halde, TRT için ya da kendimiz için eğer sansürlemek isteseydik tekerlemenin son mısrasını:

zehir yemez gak yesin.

şeklinde değiştirebilirdik.

Bu arada bittabi ki de sansüre hayır! Lakin bu tekerlemeyi diyelim ki bir gün bir yemek masasında söyleyeceğiz; takdir edersiniz ki yemek masasında tuvaletle alakalı meseleler konuşmak yemeğin tadını kaçırabilir. O halde bir yemek masasında sonunu ‘gak yemek’ olarak değiştirebiliriz, ve hatta bunu mesela hoşafın posasını hüpletirken söyleyip tekerlemeyi  bağlamla dahi ilişkili hale getirebiliriz. Bu arada bu ufak değişiklikler tekerlemenin sözlerinde, melodisinde, usulünde pek çok farklı şekillerde kendisini gösterebilir ve bu ufak seçimler aslında yazarlığa (‘auteur’) ve dahi besteciliğe dair yaratıcı tercihlerdir.

Evde anne baba yanında yemekte, gak yemek dediydik, afacan arkadaşların yanında ise, bunu üstüne bastıra bastıra ‘bok yemek’ şeklinde okumak insana nasıl bir groove (ya da ‘kostak bir haz’ diyelim buna) verir bu arada? Bir ilkokul çocuğu, ya da anaokulu çocuğunun küfür etmeyi ilk öğrendiğinde, bağzı kelimelere nasıl takılıp kaldığını hatırlayın mesela (bkz: Fırat böceklibok meselesi). Küfür çocuğun dilinde belki de ilk defa otoriteye yani eski ve tekilleşmiş ‘auteur’e  karşı koyduğu, sınırları ihlal ettiği, iç ses ve vesvese denilen mefhumlarla tanıştığı, kendisini suçlu ve aynı zamanda güçlü de hissettiği anlardan birisi değil midir?

Sözlerin kontekste göre yemek masasında değiştirilebileceğini ve hatta bunun da meseleye bir bağlam dahi kazandırabileceğini söyledik az evvel. Peki o halde TRT, zamanında tüm Türkiye’yi bir yemek masasında mı hayal etmiştir ey ahali?  Bu meselelere çok da dalasım yok lakin, millet denilen şeyin bir tahayyül olduğu konusunda çok fazla yazılıp çizilmiştir. Her millet de kendisini benzer araçlar kullanarak ve fakat farklı şekillerde tahayyül etmiştir ya, acaba bizim millet tam da bu noktada yemek masasında mütemadiyen yemek yiyor vaziyette mi tahayyül edilmiştir a dostlar? Uzun lafın kısası yaratıcı yazarlık ve oto-sansürü nasıl ayırt edebiliriz?

2 thoughts on “Bir tekerleme ‘Karga karga gak dedi’ (ya da ‘Leylek leyek havada’) üstüne düşünceler

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s